Anlatacaklarım daha çok ama bloga bu kadar yeter..
Portekiz'i keşfederken edindiklerim sadece bende kalsın istemedim, ilgilenenler varsa en azından onlarında bilgileri olsun istedim.
Ben Portekiz'i çok sevdim ve size de öneririm. Orada öncelikle kendimi gerçekten tanıdım, insanları tanıdım, değer yargılarını keşfettim.. Tek başıma dilini bile konuşamadığım bir ülkede bir yıl ayakta kaldım. Sorunlarla baş etmesini öğrendim. Doğrularım oldu hatalarım oldu. Hatalarımı kabullenip yola devam etmesini.. Belki Erasmus yapmasaydım hiç bir zaman edinemeyeceğim fikirlere hayallere sahip oldum...
22 Haziran 00.15'te geri döndüğüm Türkiye'de daha yapmam gereken çok şeyler var...
Eğer birisi şimdiki aklın olsa tekrar Erasmus yapmak ister miydin diye sorarsa... Cevabım kesinlikle "Evett!"
28 Haziran 2007
Portugal dos pequenos!
http://viajar.clix.pt/tesouros.php?id=487&lg=en
Bazı Portekizlilerin bile gitmediği ama bence zaman geçirmenin inanılmaz zevkli olduğu bir yer.. Portekizdeki hemen hemen tüm önemli yapıların yer aldığı, sadece Portekizle kalmayıp Afrikadaki önemli yerlerle de ilgili yapılar var:) Bir saatte 200 fotoğraf çekmek olası :)
Benim aklıma minatürk geldi tabi ki. Ama burası minatürk'tekilerden daha büyük.
Burası nerede? Çok sevdiğim bir şehir olan Coimbra'da:)
Bacalhau!
Tuzlanmış balık olduğunu daha evvel söylemiştim. Ama pişirmeden evvel bir gün boyunca suda tutulması gerektiğini ve ertesi günde alternatif pişirme yöntemlerinden birinin balığı haşlamak olduğunu söylemiş miydim?
Binlerce tarif bulabilirsiniz bacalhau hakkında ama ilk işlem hep aynı: Kim tuz yemek ister? Bu nedenle tuzunu almak lazım ;)
Binlerce tarif bulabilirsiniz bacalhau hakkında ama ilk işlem hep aynı: Kim tuz yemek ister? Bu nedenle tuzunu almak lazım ;)
Porto - Douro Nehrinin döküldüğü yer!
Barcelos! ve Horoz Efsanesi!
Portekizin önemli simgelerinden bir tanesi de horoz.. Aklıma ilk gelen ne peki?? Denizlii:D İçimden dedim ki demek ki hemen hemen her kültürde horozla ilgili bir şeyler var:)
Bu şirin ufacık şehirle ilgili bazı linkler:
http://en.wikipedia.org/wiki/Barcelos
http://www.portugaltravelguide.com/en/barcelos.htm
http://www.provincetownportuguesefestival.com/Barcelos_Cock.htm
Evet şimdi benim kısa hikayeme başlayalım;)
O gün gezi ile öncelikle Portoya gittik daha sonra da Barcelos. Geziye gitmeden internette bazı sitelerde şehirle ilgili bilgi aradım, hep karşıma çıkan çok şirin bir köprü resmiydi:)
Gelgelelim neden horoz?? bunun efsanesi ne?
Kısaca değinelim: Adam suçsuzmuş, adama onu idama mahkum etmişler, adama ısrarla suçsuz olduğunu söylüyormuş ama kimse inanmıyormuş. Onun cezasını belirlicek yetkililer yemek yerlerken, suçsuzluğunu ispatlamak için demiş ki "Ben suçsuzum ve bunu ispatlayabilirim. Masadaki rosta tavuk suçsuzluğumu ispatlamak için dirilip ötcek" demiş ve... Evet horoz ötmüş... Efsane de nesilden nesile aktarılmış durmuş..
Şehirde sayısız horoz fıgurleri var. Her biri farklı farklı renklerle boyanmış..
Aynı zamanda ilk kez bir kilise evliliği gördüm:) Aynı filmlerdeki gibi çıktılar:) Gelinin fotoğrafını da buyrun...
Gerês!
Tek ulusal parkı!
Zamanında Romadan gelen antik yolun kalıntıları hala duruyor. Gerçiö roma yolu olduğunu duyduğumda nasıl yanii yaa diye biraz dumur olsam da varmış.. Yolculara doğru yolda seyahat ettiklerini göstermek için konulan sutunların resimlerini de çektim bloga koydum.
http://en.wikipedia.org/wiki/Peneda-Ger%C3%AAs_National_Park
Tabiatı sevenlerin en sevdiği mekanlardan biri. İçinde bir köy var ve aynı zamanda kamp alanı.
Ormanın ortasında yer alan göl, inanılmaz bir manzarayı meydana getiriyor. Aynı zamanda su sporları ile ilgilenenler için mükemmel.
Eylül ayında Coimbra üniversitesindeki EILC aktiviteleri ile gelmiş, yeni açılan müzesini gezip Gerês'i şöyle bir görmüştüm. Tabii o sırada Portekiz Cumhurbaşkanını da görmüştüm çünkü açılışa o da ziyarete gelmişti:D
Bir çoğumuz Braga gezisi diye gittiği gezide tüm vaktimizi nerede ise Gerês'te geçirdik..
Buraya geldiğinizde isterseniz su sporu yapabilirsiniz ya da dağ yürüyüşlerine çıkarak kendinizle başbaşa kalabilirsiniz ;) Gölde tekne turnalarına çıkabilirsiniz.
Ben orayı gezerken,kendi yurdumu düşündüm. Ailemle Bolu Dağına gittiğimiz gün.. Oranın yeşili ne kadar da güzeldi anlatılmazdı. Bir de Gerês'teki tabiata baktım.. Ne kadar da güzel bir yurdumuz tabiatımız var aslında.
Bir de bize hazine avı oynattılar.8 kadar ipucu veriliyor, bilmece gibi köyde oradan oraya dolanıyoruz-Bilmediğimiz bir yer!!Allahtan tek başımıza aramıyoruz, bir grup arkadaşız..
Tabii ki bu sırada bazı arkadaşlarımız da kayboldu:) Adlarını yazsak mı acaba:)
Braga!
Türkiyeye dönmeden önce gitmeyi çok istediğim şehir..
Aveiro Üniversitesinin son gezisinde, oraya gidileceğini söylemişlerdi ama vaktimiz yetmediğinden gidememiştik..
Gece internette bazı sitelerde dolaşarak az çok gideceğimiz yer hakkında bilgi edinmiştim..
http://www.virtourist.com/europe/braga/
Fotoğraflarla tanıtım yapılan bir site. Ama Braga'yı gezerken bu sitedeki resimlerden daha güzel bir yer olduğuna karar verdim:)
O günlerde hava her zaman yağmurluydu ama aldırmadık gittik Braga'ya :)
Şansımıza o günlerde Braga'nın önemli günlerindenmiş.. Haziranın 2.haftası gibi orada bir bayramları olurmuş.. ufak ufak bando grupları şehirde dolaşıyor.. Rengarenk sokaklar.. Her yan süslü..
Tren istasyonundaki memurdan çat pat Portekizce konuşarak bir harita vermesini rica ediyorum ve çıkıyoruz yola.. Tren istasyonundan çıkıp sağa dönüp yolu dümdüz takip ettiğimizde karşımıza ilk çıkan önemli yapı, kemer. İşte o bölge şehrin tarihi merkezi.. Kiliseler, geçmişten kalma sütünler, muazzam tarihi evler.. Daha da ilerlediğimizde de karşımıza çıkan, fıskiye. Biraz evvel verdiğim internet sitesinde sonlarda yer alan meşhur fiskiye:) Önünde resmimizi de çektiririz hane;)
Turist Bilgi'den Braga hakkında biraz daha bilgi aldık.. Braga'yı gezmek için en uygun günler, Kutsal Hafta ve bizim gittiğimiz hafta:)
Braga'ya Portekiz'in Roması deniliyormuş ve dinsel açıdan önemli bir şehir..
En önemli yapıtı Bom Jesus (İyi İsa). Oraya gitmek için şehir merkezi yakınlarındaki otobüslere biniyorsunuz ve en son durak olarak oraya gidebiliyorsunuz. Bir anlam kargaşası yaşadığımız için oraya yürümeye karar vermiştik o yağmura rağmen ama hele ki yağmurda dağın başındaki o güzelim yapıya gidebilmek için.... Neyse sonunda karar verdik otobüse binip gideceğiz:)
Oraya vardığımızda yağmur bardaktan boşalırcasına yağıyordu.. Biz naptık tepeye çıkabilmek için... Asansore bindik.
Tepeye ulaşıp asansorden indiğimizde karşımda gördüğüm muazzam yapı karşısında 'İyi ki gelmişim buraya' cümlesi ağzımdan çıkıverdi.. Çok güzeldi... Kocaman bir bahçesi olan bir kilise ve ayaklarınızın altında Braga!!
Braga'daki kartpostallarda genelde burası gösterilir ve de basamak basamak aşağı inen merdivenler ve her bir merdivenin sonundaki çeşmeler var.. Mesela ilk üç basamaktaki heykellerde "doğum, yaşam ve ölüm"le ilgili heykeller var.. O basamaklardaki her bir heykelin bir anlamı var. Sonlara doğru olan merdivenlerde de bazı önemli kişilerin heykelleri..
Sonra da aşağıya inebilmek için muazzam bir ormandan geçiyorduk. Tabi ki gene basamaklar var ve her bir dönemeçte bir bina var. Tama dinsel bir bina ama ben onların nasıl tanımlandığını bilmiyorum.
Neyse sonra Tren istasyonuna bindik ve ver elini Porto;)
Aveiro Üniversitesinin son gezisinde, oraya gidileceğini söylemişlerdi ama vaktimiz yetmediğinden gidememiştik..
Gece internette bazı sitelerde dolaşarak az çok gideceğimiz yer hakkında bilgi edinmiştim..
http://www.virtourist.com/europe/braga/
Fotoğraflarla tanıtım yapılan bir site. Ama Braga'yı gezerken bu sitedeki resimlerden daha güzel bir yer olduğuna karar verdim:)
O günlerde hava her zaman yağmurluydu ama aldırmadık gittik Braga'ya :)
Şansımıza o günlerde Braga'nın önemli günlerindenmiş.. Haziranın 2.haftası gibi orada bir bayramları olurmuş.. ufak ufak bando grupları şehirde dolaşıyor.. Rengarenk sokaklar.. Her yan süslü..
Tren istasyonundaki memurdan çat pat Portekizce konuşarak bir harita vermesini rica ediyorum ve çıkıyoruz yola.. Tren istasyonundan çıkıp sağa dönüp yolu dümdüz takip ettiğimizde karşımıza ilk çıkan önemli yapı, kemer. İşte o bölge şehrin tarihi merkezi.. Kiliseler, geçmişten kalma sütünler, muazzam tarihi evler.. Daha da ilerlediğimizde de karşımıza çıkan, fıskiye. Biraz evvel verdiğim internet sitesinde sonlarda yer alan meşhur fiskiye:) Önünde resmimizi de çektiririz hane;)
Turist Bilgi'den Braga hakkında biraz daha bilgi aldık.. Braga'yı gezmek için en uygun günler, Kutsal Hafta ve bizim gittiğimiz hafta:)
Braga'ya Portekiz'in Roması deniliyormuş ve dinsel açıdan önemli bir şehir..
En önemli yapıtı Bom Jesus (İyi İsa). Oraya gitmek için şehir merkezi yakınlarındaki otobüslere biniyorsunuz ve en son durak olarak oraya gidebiliyorsunuz. Bir anlam kargaşası yaşadığımız için oraya yürümeye karar vermiştik o yağmura rağmen ama hele ki yağmurda dağın başındaki o güzelim yapıya gidebilmek için.... Neyse sonunda karar verdik otobüse binip gideceğiz:)
Oraya vardığımızda yağmur bardaktan boşalırcasına yağıyordu.. Biz naptık tepeye çıkabilmek için... Asansore bindik.
Tepeye ulaşıp asansorden indiğimizde karşımda gördüğüm muazzam yapı karşısında 'İyi ki gelmişim buraya' cümlesi ağzımdan çıkıverdi.. Çok güzeldi... Kocaman bir bahçesi olan bir kilise ve ayaklarınızın altında Braga!!
Braga'daki kartpostallarda genelde burası gösterilir ve de basamak basamak aşağı inen merdivenler ve her bir merdivenin sonundaki çeşmeler var.. Mesela ilk üç basamaktaki heykellerde "doğum, yaşam ve ölüm"le ilgili heykeller var.. O basamaklardaki her bir heykelin bir anlamı var. Sonlara doğru olan merdivenlerde de bazı önemli kişilerin heykelleri..
Sonra da aşağıya inebilmek için muazzam bir ormandan geçiyorduk. Tabi ki gene basamaklar var ve her bir dönemeçte bir bina var. Tama dinsel bir bina ama ben onların nasıl tanımlandığını bilmiyorum.
Neyse sonra Tren istasyonuna bindik ve ver elini Porto;)
19 Haziran 2007
bittii
bitti ve çok tuhafim...
çokk tuhafim...
tuhafim....
acayip tuhafim....
anlatamam, tuhafim...
ya bitiyor tuhafim...
imdattt tuhafim....
Yaaaa:S:S:S:S:S:S
çokk tuhafim...
tuhafim....
acayip tuhafim....
anlatamam, tuhafim...
ya bitiyor tuhafim...
imdattt tuhafim....
Yaaaa:S:S:S:S:S:S
14 Haziran 2007
Başlığı sen koy
Yarın sınavım var ve tüm enerjim bitti.. Artık daha fazla uğraşamıyorum çaba sarfedemiyorum.. Kalacağım garanti ve haydi olumlu tarafından bakalım kaldığım tek ders bu olacak sanırım:)
Üzülme sebebim hesabımda olmayan bazı şeylerin başıma gelmesi ve zamanlamayı ayarlayamamam.. Üzüldüğüm nokta ne peki?? Bu derse o kadar uğraşmışken kalacak olmam.. Ödev sunum hocayla görüşmelerim.. Peki öğrendiğim ne?? Onu da burada yazmayacağım bende kalsın.
Ana fikir: Olumsuz olduğunu düşündüğüm her şey de bile öğrenmem gereken iyi de olmuş dediklerinin çıkması..
Ne benim hayatım ne de senin hayatın tamamiyle saf, kaygı hata ve kederden uzak değil.. İnsanlara dışardan baktığında gördüklerinle içinde yaşattığı insan bir mi? Gülen suratların arkasında gözyaşları saklı olamaz mı hiç??
Arkadaşlarımla konuşurken farkediyorum da her seferinde üzülmemize izin veriyoruz.. Mesela aşk da.. Gerçekten de evrensel bir sorun artık ispatladım kendime.. Önceden düşündüğüm sanki sadece bende olduğunu hissettiğim sorunlar kilometrelerce uzaktaki insanlarda da yaşanmış sonra da bu insanlar arkadaşım da olmuş..
Aslında biraz daha içimi dökmeyi düşünsem de devam etmeceğim..
Sadece lütfen hiç kimsenin sizi üzmesine izin vermeyin!
Üzülme sebebim hesabımda olmayan bazı şeylerin başıma gelmesi ve zamanlamayı ayarlayamamam.. Üzüldüğüm nokta ne peki?? Bu derse o kadar uğraşmışken kalacak olmam.. Ödev sunum hocayla görüşmelerim.. Peki öğrendiğim ne?? Onu da burada yazmayacağım bende kalsın.
Ana fikir: Olumsuz olduğunu düşündüğüm her şey de bile öğrenmem gereken iyi de olmuş dediklerinin çıkması..
Ne benim hayatım ne de senin hayatın tamamiyle saf, kaygı hata ve kederden uzak değil.. İnsanlara dışardan baktığında gördüklerinle içinde yaşattığı insan bir mi? Gülen suratların arkasında gözyaşları saklı olamaz mı hiç??
Arkadaşlarımla konuşurken farkediyorum da her seferinde üzülmemize izin veriyoruz.. Mesela aşk da.. Gerçekten de evrensel bir sorun artık ispatladım kendime.. Önceden düşündüğüm sanki sadece bende olduğunu hissettiğim sorunlar kilometrelerce uzaktaki insanlarda da yaşanmış sonra da bu insanlar arkadaşım da olmuş..
Aslında biraz daha içimi dökmeyi düşünsem de devam etmeceğim..
Sadece lütfen hiç kimsenin sizi üzmesine izin vermeyin!
12 Haziran 2007
Burasi neresi??
06 Haziran 2007
I don't love you!
Beni yanlış anlamayın kimseye aşık filan değilim.. Hatta bugünlerde dersler ödevler tez ile uğraşırken.. Derslerime aşığım dersem günün iğrenç laflarından birini demiş olmuş olabilirim :)
Ya iki üç gündür My Chemical Romance'ın "I don't love you" klibini youtube da izliyorum bir klip bu kadar güzel olabilir mi? Bir şarkıyı bu kadar tamamlayabilir mi? En sevdiğim şarkılardan biri! Siyah beyaz olan klipte ikili de beyaz ve siyah.. Sanki birbirini tamamlıyor gibiler.. Adam giderkenki kadının göz yaşı.. Ya çok güzelll bir videooo bence bir şans tanıyıp izlemelisiniz...
Ya iki üç gündür My Chemical Romance'ın "I don't love you" klibini youtube da izliyorum bir klip bu kadar güzel olabilir mi? Bir şarkıyı bu kadar tamamlayabilir mi? En sevdiğim şarkılardan biri! Siyah beyaz olan klipte ikili de beyaz ve siyah.. Sanki birbirini tamamlıyor gibiler.. Adam giderkenki kadının göz yaşı.. Ya çok güzelll bir videooo bence bir şans tanıyıp izlemelisiniz...
02 Haziran 2007
"Nesli what does 'yaaa' meann? When Şule talks with Alp, she always says!"
Evet bu diyalogu duyunca dumur oldum:) Meğersem ben o kadar yaaaa diyormuşum kii Çek arkadaşımın dikkatini çekmiş:) Sonra bir gün de İtalyan arkadaşım yaaa ne anlama geliyor deyince anlatmaya çalıştım ama pek de başarılı olduğumu söyleyemeceğim sanırım ama en azından çalıştım :) Çünkü sanırım ben gerçekten de çok yaaaa diyorum:D
Ananas
Ananasin kilosunun elmadan ucuz olduğu ülkede hangisi almayı tercih edersiniz;) Hele bir de yeniliklere değişikliklere meraklıysanız:)
Eee peki nasıl kesecektim.. İlk ananası elma soyar gibi soydum..
Eee tadını da beğendim.. Yedikçe yedim.. Bir müddet sonra ağzım dilim uyuşmaya başladı.. "Allahım hayırrr alerji mi oldummm olamazzz... " düşüncelerimin yanında hastane=(106+7)€ denklemi de var:S
Sonra Andreia'nın odasına gittim. Gitmeden evvel de bir ara dilime baktım "Hayırr olamazz kan" ( abarttığıma bakmayın hane dilinizi azcık ısırırsınız ve kanar ya öyle bir şey).. Ben dayanıklı kızımdır da dumur üstüne dumur anlarını yaşadıktan sonra Andreia ile konuşurken öğrendim ki Ananas çok asidik bir meyveymiş, konserve olarak satılanlar o kadar asidik değilmiş ama bu doğal olanlar.. Bu yüzden çok yendiğinde ağzıda uyuşma yapması normalmış.. Annem olsa "gözün mü doymadı kızım bir seferde ananasın yarısı mı yenir" dediğini duyar gibiyim.. Evet ananasın yarısını çok kısa bir sürede tüketmiştim obur ben:D
Peki sonra da merak ettim yaaa bu ananas nasıl soyuluyor filan diye... Sonra nette şöyle dolaşırken ne buldum ananas nasıl soyulur youtube da vıdeo:D
"How to cut pine apple"
klipteki adam da bizdeki Ümit Usta'nın şapkalı ABD versiyonunu düşünün:)
Eee peki nasıl kesecektim.. İlk ananası elma soyar gibi soydum..
Eee tadını da beğendim.. Yedikçe yedim.. Bir müddet sonra ağzım dilim uyuşmaya başladı.. "Allahım hayırrr alerji mi oldummm olamazzz... " düşüncelerimin yanında hastane=(106+7)€ denklemi de var:S
Sonra Andreia'nın odasına gittim. Gitmeden evvel de bir ara dilime baktım "Hayırr olamazz kan" ( abarttığıma bakmayın hane dilinizi azcık ısırırsınız ve kanar ya öyle bir şey).. Ben dayanıklı kızımdır da dumur üstüne dumur anlarını yaşadıktan sonra Andreia ile konuşurken öğrendim ki Ananas çok asidik bir meyveymiş, konserve olarak satılanlar o kadar asidik değilmiş ama bu doğal olanlar.. Bu yüzden çok yendiğinde ağzıda uyuşma yapması normalmış.. Annem olsa "gözün mü doymadı kızım bir seferde ananasın yarısı mı yenir" dediğini duyar gibiyim.. Evet ananasın yarısını çok kısa bir sürede tüketmiştim obur ben:D
Peki sonra da merak ettim yaaa bu ananas nasıl soyuluyor filan diye... Sonra nette şöyle dolaşırken ne buldum ananas nasıl soyulur youtube da vıdeo:D
"How to cut pine apple"
klipteki adam da bizdeki Ümit Usta'nın şapkalı ABD versiyonunu düşünün:)
Ayrıca..
Bana ne oldu bilmiyorum. Ama şimdi ne zaman bir hoca bir ödev verse araştırma konusu aklıma ilk gelen site science direct oluyor.. Eskisi gibi netten bilgileri bulup onlara güvenemiyorum.
Ayrıca kimin favori kimyasalı Sıvı Azot ve nefret ettiği kimyasal Hekzan ayrıca favori tatlılarında biri de Pasteis de Belem:)
Ayrıca el yazısı "r"lerıim de değişti. Buradakiler el yazısı kullanıyorlar ve benim de oldum olası yazarken tuhaf şekillere soktuğum kelimenin içinde kaybolan "r"lerimin yerini şirim bir "r" aldı:D Ayrıca ilk geldiğim gün Portekiz hocamın tahtaya yazıdığı n'yi m sanan m yazdığında da bu hangi harf diye düşünen yazısını çözmeye çalışan ben geçen gün ders çalışırken alışmışım bir ara sanki m lerimi n gibi görür oldum:S Ayrıca bu blogu yazarken de klavyeye bakmadan yazabiliyorum da:) Tamam belki o kadar da iyi değilim hala 10 parmak konusunda da ama sanırım yakında 10 parmak seri olarak yazıcam;)
Değişim kaçınılmaz önemli olan fırsatları değerlendirmeyi bilmek ve olumlu tarafından kapabilmeyi bilmek;)
İyi ki gelmişiimmm buraya:)
Ayrıca kimin favori kimyasalı Sıvı Azot ve nefret ettiği kimyasal Hekzan ayrıca favori tatlılarında biri de Pasteis de Belem:)
Ayrıca el yazısı "r"lerıim de değişti. Buradakiler el yazısı kullanıyorlar ve benim de oldum olası yazarken tuhaf şekillere soktuğum kelimenin içinde kaybolan "r"lerimin yerini şirim bir "r" aldı:D Ayrıca ilk geldiğim gün Portekiz hocamın tahtaya yazıdığı n'yi m sanan m yazdığında da bu hangi harf diye düşünen yazısını çözmeye çalışan ben geçen gün ders çalışırken alışmışım bir ara sanki m lerimi n gibi görür oldum:S Ayrıca bu blogu yazarken de klavyeye bakmadan yazabiliyorum da:) Tamam belki o kadar da iyi değilim hala 10 parmak konusunda da ama sanırım yakında 10 parmak seri olarak yazıcam;)
Değişim kaçınılmaz önemli olan fırsatları değerlendirmeyi bilmek ve olumlu tarafından kapabilmeyi bilmek;)
İyi ki gelmişiimmm buraya:)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


